Risk Almak
Risk almak, hedeflerimize ulaşmak ve kendimizi yavaş yavaş idealimize çok benzeyen birine dönüştürmek için gerekli bir şeydir. Ancak risk almaya değil, onlardan kaçınmaya ve kendimizi onlara karşı korumaya alışkınız.
Risk Alamamak
Antre Gide’nin söylemiş olduğu gibi ‘Kişi, kıyının uzun bir süre boyunca gözden kaybolmasına razı olmadığı sürece yeni yerler keşfedemez.’ Unutmamalısınız ki yaşam tercihlerden ibarettir. Yapmış olduğunuz tercih ileride tam anlamıyla başarıya erişmiş, hayallerini gerçekleştirmiş veya en azından bunu denemiş, içinde ufak dahi olsa pişmanlık ve vicdan azabı olmayan biri olmak mı? Ya da yaşamınızın geri kalanını, tam bir konfor alanı içinde bir adım ileri gidememiş, risk alamamış, cesur adımlar atamamış biri olarak yaşamak mı?
Şundan emin olabilirsiniz ki, ileride ölüm döşeğinde iken en büyük pişmanlıklarınız almadığınız riskler, kaçırmış olduğunuz fırsatlar ve de yüzleşemediğiniz korkularınız olacaktır. Korkunun diğer tarafının özgürlük olduğunu hatırlatalım. Yaşam deneyimlerden ibarettir. Evren her daim önümüzde sınırsız deneyim imkanları sunar. Konfor alanımızdan çıkmadığımız sürece kendi potansiyelimizi öğrenmemiz çok zor. Bu aynı zamanda hedeflerimize ulaşmamızı engellediği gibi daha mutlu ve dolu bir yaşam sürmemize de engel olur.
Kapasitenizin sınırlarına erişmek, daha mutlu bir hayat sürmek için risk almaya başlamanız gerekir. Bu noktada korkularınızdan kurtulun ve cesur adımlar ile ilerleyin. Yaşamın zorlu yollarında yürümekten çekinmeyin. İşte o yollar sizi hedefe götürecektir. Oturduğunuz yerden kimse sizin için bir şey yapmaz. Bu sebeple de adım atmaktan asla ama asla korkmayın. Adım atmadığınız sürece istediğiniz hedefe ulaşmanız mümkün değil. Unutmayın ki her yolculuk adım ile başlıyor. Yaşam mucizelerle dolu. Yola çıkmadan önce yolun sizi nereye götüreceğini görmeniz imkânsız. Daimî olarak güvenlik arayışı içinde olmamalısınız. Hata yapmanın ya da kaybetmenin bireye ikincil kazanç sağlayacağını ve bunları deneyimlemeden bir yere varılamayacağını bilmelisiniz.
Bir ağaçtan meyve toplayacağınızı düşünün. Meyveler ağacın en yukarısındadır ve ağaca tırmanmak riskli olabilir. Tabii ki düşme ihtimaliniz var. Ama maalesef ki bu riski almadan da o meyvelere erişmeniz olanaksız. Yaşamınız da tam olarak bu ağaç gibi önünüzde duruyor. Düşme riskini almadığınız sürece meyveleri toplayamazsınız…
Risk Alma Korkusu
Bu, üstesinden gelmek bizim için hala zor olan bir şey, çünkü görünen o ki, hata yapmanın utanmamız gereken bir şey olduğu, mümkün olduğunda kaçmamız gereken bir şey olduğu fikrine hâlâ saplanıp kalmış durumdayız. Ama hep aynı şeyi tekrarlamak, hata yapmak, öğrenmek, nerede başarısız olduğumuzu bilmek, düzeltmek ve amaçlarımızla ilerlemek için esastır. Risk almaya korkuyor musunuz? Bu normaldir. Önemli olan korkuların üstesinden gelmeyi başarmaktır.
Hataların bizi zayıflattığı, daha az yetenekli kıldığı, istediğimizi elde etmeyi imkansız kıldığı şeklindeki yanlış inanca devam edemeyiz. Gerçeklikten başka bir şey yoktur, çünkü hatalar, öyle görmesek bile istediğimiz her şeyi elde etmemizi sağlar. Risk almak her zaman olumlu bir şeyle sonuçlanmaz, ancak size doğru yol olduğunu düşündüğünüz bir yolu denemiş olmanın memnuniyetini verecektir. Başarısız olsanız bile, kendinizi bir yol ayrımında görseniz bile endişelenmeyin. Seçimlerin en iyisini yaptınız bile.